linkedin öğrenci derece ve uzmanlık nedir
8.436. Etkili öğretmen kimdir – Öğrenci Başarısında Öğretmen Faktörü. Eğitimin önemli bir bileşeni olan öğretmenin verimliliği, öğrencinin öğrenmesine doğrudan girdi sağlayan önemli bir değişkendir. Verimli, başarılı ve unutulmaz öğretmenlerin en önemli özellikleri öğrencilerinde bıraktıkları izlerdir
İlişkikoçluğu eğitimi alarak kurumumuz aracılığıyla elde edeceğiniz sertifika size birçok konuda beceri ve yetkinlik kazandıracaktır.İlişki koçluğu ve danışmanlığına giriş, · İlişkide iletişimi güçlendirme yöntemleri ve iletişim süreci, · İlişkide farkındalık kazandırma yöntemleri, · Algı süreci
Linkedin öğrenciler arasında da popüler olmaya başlamıştır. Gelecek kaygısını en aza indirmek için öğrenci profilini doğru bir şekilde oluşturmak gerekiyor. Böylece daha eğitim sırasında kendinize en uygun işe sahip olabilirsiniz. Linkedin Derece . Linkedin, çok ayrıntılı bir ara yüze sahiptir. İş arayanların en
Bütünhocalarımız çok bilgili ve yetkin kişiler, ayrıca kurum olarak aile gibiler. 212 Derece’de aldığınız bu eğitimi sadece kısa süreli bir kurs olarak düşünmeyin, uzun vadede çok güzel arkadaşlıklar ve her zaman gidip görüşebileceğiniz bir sürekli eğitim merkezi kazanıyorsunuz. İpek Özkaya.
İtalyanüniversiteleri hakkında detaylı bilgi almak ve başvuru, kayıt işlemleri, vize ve oturma izni ve konaklama hizmetlerini öğrenmek için +90 212 544 24 15 ve +90 532 544 24 15 numaralarıdan bizi arayabilir veya info@pisaedu.com ‘a mail atabilirsiniz. Lisans. Yüksek Lisans. Tıp ve Cerrahi. Biyo Medical Mühendisliği. Hemşirelik.
Femme Cherche Homme Pour Rencontre Maroc. Yaşadığımız yoğunluktan dolayı temsilcilerimizin size geri dönmesi normalden daha uzun sürebilir. Ekran okuyucu kullanıcıları dikkat, mobil optimize görüntülemede iseniz, içerikler olmasını beklediğiniz yerde görünmeyebilir. Masaüstü görünümden ekrana dönmek için, lütfen tarayıcınızı en üst düzeye geçAramaya geçLinkedIn YardımŞununla ilgili destek alınLinkedInRecruiterMarketing SolutionsTalent InsightsLinkedIn sayfasına gidinOturum açınMenünün sonuYardımOturum açın
Haberler > Eksikleri Tamamlıyoruz Canavar Gibi Bir LinkedIn Profili Yaratmanız İçin 24 Mühim İpucu - 1226 - 1649 İş yaşamında yeni kariyer fırsatları, yurt dışına açılma olanakları, iyi ve sürdürülebilir ilişkiler kurma, marka tanıtımı, iş geliştirme, kişisel pazarlama, networking vb konularda dünyanın çabasını gösterdiğimiz halde; çoğu profesyonel, tüm bunları çok kolaylaştıran LinkedIn'i nasıl etkili kullanacağını bilemiyor. İşte size dört dörtlük bir profil için 24 iyi öneri 1. Olmazsa olmaz Profil bilgilerinizi daima güncel tutun. Pek çok insan LinkedIn profilini güncellemeyi unutur. İster iş hayatına yeni atılıyor, ister farklı iş fırsatları arıyor olun, profilinizde eski bilgilerin yer alması kabul edilemez. Şu 3 bilgi daima güncel olmalı Profesyonel unvanınız, konumunuz ve sektörünüz.Profesyonel unvanınızda becerilerinizi yazar, konuşmacı, eğitmen, danışman vb tanımlayan kelimeler de kullanabilirsiniz. Kim olduğunuz, ne iş yaptığınız profilinizde açıkça belli olsun. 2. Sadece profesyonel fotoğraflar kullanın. Profil fotoğrafı olan hesaplar, olmayanlara göre 11 kere daha fazla görüntüleniyor. Bu yüzden profil fotoğrafınızı flu bir siluetten ibaret fotoğrafınız 20 yıl öncesinden kalma olmamalı; Facebook, Twitter gibi sosyal medya hesaplarına aitmiş gibi de durmamalı. Kedinizle yanak yanağa ya da snowboard'la havadayken çekilmiş fotoğraflar kullanmayın...LinkedIn profesyoneller için. Siz de profesyonel olun. 3. Arka plan fotoğrafınızda karakterinizi ya da markanızı yansıtan görseller kullanın. İlla bir noktada kişilik ve renk katmak istiyorsanız arka planınızda bunu yapabilirsiniz. 1400x425 çözünürlükte ve doğru formatta görseller kullanmaya çalışın. 4. Sağlam bir özgeçmiş özeti yazın. Bu kısım kendinizi potansiyel bağlantılarınıza 'sattığınız' bölüm. Bu alanı doldururken, kendimizden birinci tekil şahıs olarak mı, üçüncü tekil şahıs olarak mı bahsetmemiz gerektiği sıkça tartışılır. Açıkçası pek bir farkı yok; sadece seçiminize sadık kalın. 'Ben' diye başlayıp, 'yapmıştır' diye devam etmeyin. Bir de bu kısımda egonuzu kontrol edin ve anlamsız tabirlerden kaçının... 5. İmla hatası yapmayın. Zayıf dil bilgisi, yazım hataları, anlatım bozuklukları... Kesinlikle kabul edilemez; her türlü yazım hatasından kaçının. 6. Kullandığınız anahtar kelimeler mantıklı olsun; bilinçli seçimler yapın. Kelimeler tahmin edemeyeceğiniz derecede önemli. Profilinizde yer alan anahtar kelimeler, görünmez olmakla bulunur olmak arasındaki farkı ortaya nedenle, arama sonuçlarında görünmek istediğiniz anahtar kelimeleri iyi saptayın; ve bu kelimeleri başlıktaki unvanınızda, özette ve profilinizde de kullanın. 7. LinkedIn'de iletişim bilgileri altında, kişisel web sitesi ya da blog adresi verme opsiyonu bulunuyor. Ancak bu alana web sitesi adresi yazıldığında, sadece 'Kişisel Web Sitesi' ya da 'Şirket Web Sitesi' şeklinde gözüküyor. Bunlara tıklayınca nereye gideceğimizden emin olmadığımızdan pek tıklamıyoruz. Halbuki markanızın ya da şirketinizin adını sergilemeniz için bu alan bir fırsat için, Web Siteleri alanını doldururken, 'Diğer' seçeneğini tıklayın ve önce markanızın/firmanızın adını, sonra adresini girin. Böylece marka adınız her zaman görünür olacaktır. 8. URL’nizi de kişiselleştirin. LinkedIn hesabınızı oluşturduğunuzda otomatik olarak, marka ya da firmanızla alakası olmayan, anlamsız sayılardan, harflerden, ters slash işaretlerinden oluşan karmaşık bir internet adresi veriliyor. Bunu düzeltmek için 'Genel Profil'de 'Kişiselleştirilmiş URL’nizi oluşturun' butonuna tıklamanız yeterli. 9. Medya araçlarını aktif kullanın. Görsel medyanın ne kadar büyüyen bir ortam olduğu profilinize fotoğraf, video, sunum ya da makaleler ekleyerek görsel medyanın her türünü aktif olarak kullanın. 10. Profilinize havalı/parlak yeni bölümler ekleyin. LinkedIn daha çekici görünmesi için farklı bölümler ekleyerek profilinizi kişiselleştirmenize izin veriyor. Paylaşımlar, gönüllü deneyimler, yabancı diller, onur ve ödüller, patentler, önemsediğiniz amaçlar gibi bölümler ekleyerek profilinizi bunlar, yeni bağlantılar kurmanız için birer fırsat. 11. İnsanlar size pek çok yetenek için onay verecektir; sahip olmadıklarınız için bile. Ama duş başlıkları, yangın alarm sistemleri ya da gazlı içecekler evet, LinkedIn'e göre bunların hepsi uzmanlık alanı konularında onaylanmış olmanız, bunu diğer kullanıcılara göstermeniz gerektiği anlamına gelmez; duş başlıkları kariyerinizde önemli bir rol oynamıyorsa alakasız yetenek ve onayları kaldırma fırsatını veriyor. Yetenekleriniz hakkında 'yalan' söylemekten kaçının. 12. LinkedIn'de yapılan en büyük hatalardan biri, tanışmak istediğiniz insanlarla bağlantı kurmamak. Halbuki 'networking' denen yapının amacı tam da bu; yeni insanlarla tanışmak. LinkedIn'de ağ kurmanın pek çok faydası var. Nüfuzlu kişiler sizi görebiliyor. Daha çok tasdik alıyorsunuz. Daha fazla insan yeteneklerinizi görüyor, paylaşımlarınızı beğeniyor ve web sitenizi ziyaret ediyor. Yani LinkedIn'i biraz da Twitter gibi kullanmayı deneyin. 13. Sıkıcı ve kişiliksiz "Sizi LinkedIn'deki profesyonel ağıma eklemek istiyorum" otomatik mesajını kullanmayın. Birine göndereceğiniz bağlantı davetini kişiselleştirin. Nerede tanıştığınızı, bir grupta, mail üzerinden ya da telefonla, hangi konuda görüştüğünüzü belirtin. Bu yaklaşım davetinizin kabul edilme olasılığını arttıracaktır. 14. Her zaman ulaşmak istediğiniz kitleyi düşünün. Mevcut bağlantılarınız, bildirimler sayesinde yeni paylaşımlarınızı görürken, potansiyel bağlantılar da arama çubuğunu kullanarak bunları içerikler paylaşarak uzmanlığınızı ve ilgi alanlarınızı vurgulayın. Paylaşımlarınızın LinkedIn'deki 400 milyon profesyonel kullanıcı için uygun olduğundan emin olmanız kaydıyla... 15. İnsanlarla bağlantı kurmanın bir yolu da LinkedIn gruplarına katılmak. İster büyük bir yayın organının grubu, ister belli uzmanlık alanındaki insanların oluşturduğu bir grup olsun, içlerinden seçim yapabileceğiniz milyonlarca grup var. O yüzden kendinize uygun grubu araştırmaya başlayın ve tartışmalara katılın; değişik tartışmalar başlatın. Ürününüzü satmak ya da kendi tanıtımınızı yapmaya çalışmayın, uzmanlığınızı satın. 16. Hiçbiri bana yetmedi diyorsanız üyeliğinizi Premium'a da taşıyabilirsiniz. LinkedIn'in arama ve gelişmiş arama özellikleri hayli iyi; yine de her zaman Premium üyeliğe yükselmek de bir seçenek. 17. Birinin profilini incelediğinizde LinkedIn adınız ve unvanınızı o kişiye bildirir. Sevimsiz gözükse de, aslında LinkedIn bunu bu şekilde öneriyor. Yine de bazen, bağlantı kurmadan önce birazcık gizlice takip etmek ve bilgi toplamak isteyebilirsiniz. Bu durumda gizlilik ayarlarınızdan, kişiye haber gitmemesi seçeneğini kullanabilirsiniz. Sadece çalıştığınız şirket ya da sektör bilgisinin gitmesini sağlayabileceğiniz gibi, tamamen anonim de olabilirsiniz. 18. "Nerde tanıştık" diye düşünmemek için notlar kısmını kullanın. Bağlantı ağınızı binlerce kişiye ulaştırdığınızda, herkesi tek tek hatırlamak ya da bir kaç önemli kişiyle bağlantı halinde kalmak tabii kolay olmuyor. Ama bağlantılar bölümünde biriyle ne zaman tanıştığınızı görebilmenin yanı sıra, o kişi hakkında notlar da yazabiliyorsunuz. Tabii ki bu notları sadece siz görebiliyorsunuz. 19. Birisi davetinizi kabul ettiğinde hemen sattıklarınız hakkında kulis yapmaya başlamayın. Bu tutum ilişkilerin katilidir! Ağırdan alın; gönderilerine yorum yapın, beğenin, paylaşın. Bir şey satmaya çalışmadan önce ilişki kurun ve güven bağlantılarınız işe giriş yıl dönümlerini kutladıklarında ya da yeni bir işe girdiklerinde size haber vererek, onlarla temas halinde kalmayı da kolaylaştırdı. Bu bildirimleri beğenip yorum yapabilmeniz de tabi ki mümkün. 20. Durum güncellemelerini kullanın, ama abartmadan. Durum güncellemeleri, güncel işlerinizin altını çizmek, okuduğunuz bir makale ya da kitabı paylaşmak, bir konferans ya da davete katılımınızı göstermek, ya da bir aforizma ile ilham vermek için iyi bir olun fakat baymayın! Her gün en az bir, en fazla üç ya da dört, faydalı ve alakalı paylaşımda bulunun. 21. Asla bir başkasının gönderisinin altında ya da eski bir çalışanla ilgili olumsuz yorumlar paylaşmayın. Bunun yerine daha yapıcı bir şekilde düşüncelerinizi ifade etmeye çalışın. Eğer beceremiyorsanız, böyle yorumları silin ve başka bir şeye odaklanın. Unutmayın, 'ne söylersen 'o'sun'. 22. Tavsiye isteyin. Fakat tüm bağlantılarınızdan gelişigüzel tavsiye istemek yerine, birkaç kilit isim seçin. Detayları mesaj yoluyla paylaşın. Eğer öne çıkmasını istediğiniz özellikleriniz varsa tavsiyesinde bunu belirtmesini isteyin. Utanmayın, bir yol ise, daha önceden beraber çalıştığınız birine çok iyi bir tavsiye vermek. Böylelikle bu iyiliğinizi karşılıksız bırakmak istemeyecek ve size tavsiye verme ihtimali artacaktır. 23. LinkedIn bağlantılarınızı dışarı aktarmayı unutmayın! O kadar zaman uğraşıp didinip müthiş bir ağ yarattınız. İletişim bilgilerini kaybetmek istemezsiniz!Bunun için, 'bağlantılar' sekmesine gelin; 'bağlantıları dışa aktar' butonuna basarak tüm bilgileri .cvs dosyası olarak kaydedin. Böylelikle tüm bağlantılarınızın adı soyadı, e-mail adresleri, unvanları ve çalıştıkları şirketlerin olduğu portföyünüz güvende olur. 24. Onedio Business'ı LinkedIn'den takip edin 😎 Onedio Business
Bulmacalarda, bulmacada, çengel bulmacada, kare bulmacada sorulan öğrenci değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek derece bulmaca sorusunun cevabı web sayfamızda yer almaktadır. öğrenci değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek derece nedir? Cevabı merak edilen öğrenci değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek derece bulmaca cevabı PEKİYİ Bulmacadaki Arama kelimeleri öğrenci değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek derece bulmacada nedir? PEKİYİ Bulmacada öğrenci değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek derece Bulmaca sözlüğü öğrenci değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek derece Sözlük öğrenci değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek derece Bulmaca çözümü öğrenci değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek derece PEKİYİ öğrenci değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek derece tanımı PEKİYİ Çengel bulmacada öğrenci değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek derece Daha Fazla Bulmaca ve Cevapları Tavsite Siteler Kurumsal Egitimler Bulmaca Bulmaca Muhendislik Okulu
ÖZÜM BÖLÜKBAŞ ORUJOV İLE ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÜZERİNE BİR SÖYLEŞİ Günümüzde sınavdan sınava koşan ve adeta testler hipodromunda birer yarış atına dönüştürülmek istenen öğrencilerimizin özellikle bilişsel, duyuşsal, ruhsal ve zihinsel anlamda kendilerini tanımalarına ve farkındalıklarını sağlayarak başarıya ulaşmalarına destek verecek sağlam bir liman var Öğrenci Koçluğu… Konunun uzmanı Özüm Bölükbaş Orujov ile öğrenci koçluğu üzerine güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Gelin şimdi, Özüm Hanım’ı dinleyelim ve öğrenci koçluğu üzerine önemli hususları öğrenelim 1. Öğrenci koçluğu nedir? Koçluk kavramı 2000’li yıllarda Türkiye’de popülerlik kazanmış bir alandır; özünde bireyin kendi farkındalığını sağlamasına destek olmayı barındırır. Öğrenci koçluğu ya da eğitim koçluğu da bu anlamı ile öğrenim yaşantısı içerisinde, özellikle 13 yaşından büyük bireylere eğitsel alanda destek sağlamaya yönelik bir hizmettir. Öğrenci koçluğu çalışmaları içerisinde – Bireyi tanıma, – Öğrenme yöntemlerini ve bireysel özelliklerini ortaya çıkarma, – Etkili, sistemli ve verimli çalışmayı sağlama, – Başarıyı engelleyen unsurları ortadan kaldırma, – Özgüveni arttırma, – Eğitim kurumu, aile ve birey arasındaki uyumu sağlama gibi konular yer almaktadır. 2. Öğrenci koçunun öğretmenlerden, rehberlik öğretmeninden, ebeveynlerden farkı nedir? Onların yaptıkları da bir nevi koçluk mudur? Aslında şüphesiz, öğrenciyi motive etmeye, başarısını fişeklemeye yönelik yapılan çalışmalar, özünde koçluk barındırır; ama bu süreç içerisinde öğrenciyi motive eden şeylerin ileriye dönük yarar ve zararları tartışılır. Hatta şu anda eğitimci alt yapısı olmayan, eğitim kurumlarının ortamlarını solumayan ve çocukluk – ergenlik dönemi psikolojik özelliklerini bilmeyen, öğrencilik dönemi ile ilgili fikir geliştiremeyen sözde! koçların yararı en çok tartışılması gereken konudur. Bu anlamda asıl eğitim, koçluk hizmeti için koçun ciddi bir alt yapısı ve bilgi birikimi olması gerekmektedir. 3. Başarısız bir öğrenci, koçluk çalışmalarıyla başarılı bir öğrenci haline gelebilir mi? Zaman zaman, özellikle veliler tarafından, koç ya da uzman herhangi bir öğretmenden öğrenciyi elinde sihirli değneği ile dönüştüren kişi olması bekleniyor. Bu elbette ki olası değildir. Aslında bu durumda öğrenci koçundan beklenmemesi gerekenleri belirtmek daha yararlı olacaktır. Öğrenci koçu, öğrencinin yedi gün, yirmi dört saatinin an ve an takipçisi olamaz ve olmamalıdır. Öğrenci ve veli adına karar vermemelidir. Öğrencinin kısa sürede mükemmel bir değişim, göz kamaştırıcı bir dönüşüm geçireceği fikrini ona sunmamalı ve bu yalana hem aileyi hem de öğrenciyi inandırmamalıdır. Bununla birlikte, çalışma yaptığım pek çok öğrenci, başarısız olduğu alan ve konuların farkına varmıştır, eksiklerini tamamlamıştır, kendini tanımış, güçlü ve zayıf noktalarını ortaya çıkarmıştır; ama bu öğrencinin hazır bulunuşluluğu, istek ve kararlılığı, ailenin konuya müdahaledeki tutumu ile de doğru orantılıdır. Bazen öğrencilerim, ailesinden inanılmaz baskılar görür, hiç istemediği meslek alanlarına yönlendirilir, odaya kapatılıp saatlerce zorla masa başında oturtulur ve onlara başarının böyle elde edileceği söylenilir. Bazen de aile, öğrencinin okulunun adından sınıfına kadar her şeyden habersiz, öğrencinin ilgi ve eğilimleri hakkında bilgisiz; alabildiğine serbesttir, onunla iletişimi son derece zayıftır ve öğrenci koçu artık öğrenci için aileden, sığınılacak limandan, dert ortağından farksızlaşmıştır. İşte bu noktada, öğrenci koçunun görevini, öğrenci için sunduklarını, öğrencinin isteklerini, ailenin beklentilerini netleştirmek, sınırları belirginleştirmek gerekmektedir. Başarı ancak böyle elde edilir. 4. Öğrenciler neden bir koça ihtiyaç duyar? Koçluk nerede devreye girer? Çalıştığımız gruptaki birey, yaşı gereği ve aslında haklı olarak ileriyi göremez, birkaç yıl sonra onu bekleyenlerden habersizdir ve anın tadını çıkarmak ister. Hedef belirlemede ya çok uzun süreler sonrasına sadece hayaller ekler ya da kendini çok dip noktalarda görüp karamsar olur. Bu durum, açmazlardan birisidir. Bu noktada koça ihtiyaç duymak kaçınılmazdır. Açmazlardan diğeri de şöyle ki; bilindik şu tablo her gün tekrarlanır Öğrenci her gün okuldan eve gelirken, hatta sabah evden çıkarken muhteşem kararlar alır, çalışmak için programlar yapar, listeler hazırlar, o gün çalışacağı konuları belirler, yapması gerekenleri sıralar ve eve adımını atar. Önce yemek yer, biraz dinleneyim der, sonra biraz dinlenir biraz da bilgisayarı açayım der; biraz bilgisayarı açar, sonra birkaç arkadaşımı arayayım ve mesaj atayım der… der… der… Bu süreç böyle uzar gider. Sonra bir bakar ki akşam diziler başlamış, “izleyeyim de oturayım çalışmaya” der ve işte orada artık gün biter, uyku vakti gelir. Bu akıp giden zamanda öğrenilmesi gerekenler yığılır, sınav dönemine doğru panik başlar, telaş artar. Birçok öğrencim, bu tablodan onlara bahsettiğimde acı bir gülümseme taşır yüzünde, bense haklı olmamın omzumdaki yükünü… İşte bu noktada koçluk devreye girer. Birey, kendini ayakta tutacak, adeta hesap verecek birine gereksinim duyar. Öğrencilerimin genellikle benzer bir ifadesi vardır ki, “kendim de biliyorum ama siz olunca yapıyorum hocam” şeklindedir. Anne-babadan hemen tepki gelir “Kendi biliyorsa yapsın o zaman!” Annelere bunu şöyle söylüyorum, “siz de besinlerden hangisi zararlı hangisi yararlı biliyorsunuz, ama her pazartesi rejime başlıyorsunuz”, “biliyorsunuz ama kontrol edemiyorsunuz.” Sakın bundan, “koç, yap!’ der, öğrenci de yapar” şeklinde bir şey çıkarılmasın… Gerçek koç, durumun bu farkındalık ile ne yapması gerektiğini öğrenciye fark ettirir. Bazı öğrencilerimde de genel kanılar şunlar “Böyle olduğumu yeni fark ettim” , “Kendimi tanıyamıyorum.”, “Kendime söz geçiremiyorum” . Benzer bir açmaz da burada var, gördüğünüz gibi ya da “çalışıyorum ama sınavda yapamıyorum”, “öğrendiklerimin hepsini unutuyorum”, gibi. İşte koçluk hizmetine bu noktalarda ihtiyaç duyulmaktadır. Farkındalık süreci böyle başlar ve süreç ilerler. 5. Bir öğrenci koçu öğrenciyle nasıl çalışır? Aslında bunun için genel bir çalışma kriteri maalesef yoktur, ama psikoloji ve eğitim konularında öğrenim görmem sebebiyle, süreci daha bilimsel bir çerçevede ilerletiyorum. Öncelikle öğrenciyi tanımak için bazı test ve envanterler uygulanır. Öğrencinin ilgi ve yetenekleri belirlenir. Algılama tipi, mesleki eğilimleri gibi konular açıklık kazanır. Öğrenci ile yapılan görüşmelerde onun eksik yanlarının da farkına varılır. Görüşmeler mutlaka raporlanmalıdır, değerlendirme formları ile desteklenmelidir. Eksik yönlerin tamamlanması ve başarı grafiğinin artması için çalışmalar başlar, bir takip sistemi oluşturularak görüşme günleri ve saatleri belirlenir. O zamana kadar tamamlanması gerekenlere, yapılacaklara öğrenci ile karar verilir. Kişiye özel çalışma programı oluşturularak öz disiplin sağlanmasına yardımcı olunur. Birlikte hareket etmek, uçuk ve gerçekleşmesi olası olmayan programlar yapmamak büyük önem taşır. Kısa süreli ve uzun süreli hedefler ve bu hedefleri gerçekleştirmek için çalışmalar yapılır. Öğrencinin günümüzde sıklıkla karşılaştığımız depresyon, panik atak, DEHB Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, öğrenme güçlüğü, durumları da varsa, uzman psikolog ve psikiyatristiler ile senkronize çalışmak ciddi fayda sağlamaktadır. Zira birçok sözde! koç, bu durumlara kendi çözüm bulma yoluna gitmekte, geri dönülemez zararlar ile öğrenciyi ve ailesini baş başa bırakmaktadır. Aynı zamanda farklı derslere farklı çalışma teknikleri, öğrenme ve algı tipine göre çalışma, soru çözüm, test tekniği, okuduğunu anlama, bellekte tutma, sınav heyecanını orta seviyede tutma gibi eğitsel içerik taşıyan pek çok konuda çalışmalar gerçekleşir. Bu çalışmalar içinde eksik noktaları belirlemek için yüz yüze görüşmelerin dışında okul, dershane ziyaretleri ve ev çalışmaları da yapılmaktadır. 6. Öğrenci koçluğu pahalı bir hizmet midir? Rakamlarla ilgili bilgi verebilir misiniz? Bu durum, öğrenci koçluğu yapan kişinin eğitim düzeyine, kapasitesine, yapılan işe ve görüşme sayısına göre bile farklılık göstermektedir. Seans ücreti şeklinde ya da aylık olarak değerlendirilebilmektedir. Danışman görüşme ücretlerine yakın oranlardadır. 7. Ders çalışma ve sınavlara hazırlık, öğrencilerin iki temel problemi. Bu alanlarda nasıl çalışıyorsunuz? Temel problem,“öğrenmeyi öğrenmek”… Bu iki sorun içerisinde de öğrenci kendini disipline etmekte zorlanmakta ve çalışmaya nereden başlayacağı konusunda bocalamakta. Örneğin; lisede matematik konusunda zorluk yaşayan bir birey, aslında ilköğretim matematik konusunda inanılmaz eksikler taşımaktadır. Bunun farkındalığı ile eksikleri tamamlamak gerekir. Bununla birlikte doğru çalışma ortamı oluşturmak, derse uygun çalışma yöntemi geliştirmek, bilgiyi bellekte tutmak gibi sıkıntılar da yaşamaktadır ve bunlarında üstesinden gelmesi gerekmektedir. Çalışmalar içerisinde öğrenci bu farkındalıkla çalışma sistemi oluşturmaya başlar, kendi yönlerinin farkına vararak uygun yöntemleri geliştirir ve ders çalışmak onun için eziyet olmaktan çıkar ve başarı kaynağı haline dönüşür. Başlangıç noktasında, hedef belirlemedikçe de sınav hazırlıklarında sıkıntılar yaşarız. Önünde ya okul için yazılı bir sınav, ya da “at yarışına dönen” , kendi gözünde büyüttüğü “büyük” sınavlar vardır. Bu sınavlara, “büyük sınavlar” denilerek bir kere gözü korkutulur öğrencinin. “Binlerce insanın girdiği sınav”, “öğrencilerin ter döktüğü sınav oturumları”, “bu dershaneden şu kadar öğrenci sınavı kazandı” baskıları. Aslında onun dışında etrafına örülen o kadar korku unsuru ve belirsizlik var ki… Veli de çoğu zaman farkına varmadan bu yarışın en önüne iteklemeye çalışır öğrenciyi. Bu durumların çözümüne yönelik de ayrı çalışmalar yapılmaktadır. Öğrencinin ilgi ve yetenekleri dikkate alınarak hedef belirlenir, bu hedefe yaklaşmak için olası kısa sürede ve uzun sürede gerçekleşmesi gerekenler tespit edilir ve hepsinin gerçekçi olmasına dikkat edilir. Sınav anında heyecanı orta seviyede tutmaya yönelik egzersizler yapılır, uygulamalar gerçekleştirilir. Bu dönem sözde ! eğitimcilerden ve koçlardan en çok duyduğum “sınav heyecanını yok edeceğim” sözüdür. Bunu yapmayın! Eğer bir alanda heyecan tamamen ortadan kaldırılmaya çalışılırsa orada verimden ve başarıdan en üst seviyede yararlanamazsınız. Orta düzey bir heyecan, başarı için önemli bir unsurdur. Belki burada yok edilmesi istenen kaygıdır. Kaygının ise, fizyolojik ve psikolojik yanlarını tespit etmek ve uygun çözümler sunmak gerekmektedir. Bu da yapılan çalışmalar arasında yer alır. 8. Bir öğrenci koçu olarak, öğrenci okurlarımıza 10 tavsiye istesek sizden? Arka arkaya bunu yapın, şöyle olun şeklinde reçeteler sunmak, tavsiyelerde bulunmak benim işimde yer almaz, kişisel yaklaşımımda da… Üstesinden gelmekte zorluk yaşadıkları, çoğu zaman kendi yaş özelliklerinin tadını bile çıkaramadıkları bir dönemdeler elbette. Ama çıkmaz bir sokakta değiller. Yalnızca şunu söyleyebilirim bu konuda; kendilerini tanımak, eksikleri saptamak için çaba gösterirlerse başarıyı daha kolay elde ederler. Bunun için kendilerini ifade etmekten kaçmak, aile desteğinden uzaklaşmak, uzman yardımından çekinmek hepten bocalamaya neden olabilir. 9. Okurlarımız size nasıl ulaşabilir? Sosyal ağlardan, Özüm Bölükbaş Orujov adı ile ya da ozumbolukbas mail adresimden bağlantı kurabilirler. Kısa bir biyografi 1982 yılında Ankara’da öğretmen anne ve babanın yavrusu olarak dünyaya gelmişim. Çocukluktan itibaren eğitmenler, okullar ve öğrencilerin içinde onların hayatına dair soru ve sorunların konuşulduğu ortamda yaşadım. Üniversiteyi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü’nde okuyarak bitirdim. Yabancı dil eğitimimi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu’nda, Yüksek Lisansımı Pedagoji Eğitimi alarak, Gazi Üniversitesi Eğitim Enstitüsü’nde tamamladım. Yurtdışı üniversiteleri ve Milli Eğitim Bakanlığı onaylı pek çok Psikoloji, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ve Kişisel Gelişim alanlarında eğitime katıldım, katılmaktayım. 10 yıldır pek çok eğitim kurumunda aldığım eğitimler doğrultusunda öğretmenlik, eğitmenlik, rehberlik ve idarecilik yapmaktayım. Evli ve iki çocuk annesiyim. Adem Özbay / ademozbaya
Tercih Uzmanı yatay geçiş hakkında bilgi verdi, son tarih 15 Ağustos, Anlık Son dakika haberinden alınan bilgilere göre Yükseköğretim Kurumları Sınavı 2022-YKS için seçim süreci 5 Ağustos'a kadar devam ediyor. Ancak üniversite öğrencileri hayal ettikleri bölümlere YKS dışında girme hakkına sahiptir. Üniversitede okurken ikinci bir fırsat olarak yatay geçiş imkanı vardır. Peki yatay geçiş başvurusu nasıl yapılır? İşte bazı uzman önerileri. Tercih uzmanı Ergin Sarar, yatay geçiş fırsatlarını merak edenler hakkında açıklamalarda bulundu. Sarar, “YKS 2022 sınavına başvuran öğrencileri incelediğimizde; %49'unun ilk, %29'unun ikinci, %13'ünün üçüncü, %6'sının dördüncü, %2'sinin beşinci kez başvurduğunu gözlemledik. Bu sonuçlar öğrencilerin yarısından fazlasının %51 birden fazla sınava girdiğini ve istedikleri bölüm için gereğinden fazla zaman kaybettiğini göstermektedir. Ancak öğrencilerin istedikleri bölüme geçmelerinin tek yolu YKS almak değildir. Öğrenciler YKS dışında hayallerindeki bölümlere geçme hakkına sahiptir. Üniversitede okurken ikinci bir fırsat olarak yatay geçiş imkanı vardır. yatay transfer nedir Doğuş Üniversitesi Tercih Uzmanı Ergin Sarar, yatay geçişin başka bir bölüm veya üniversiteye geçiş anlamına geldiğini belirterek, "Bölümünden veya üniversitesinden memnun olmayan öğrencilerin başka bir bölüm veya üniversiteye yatay geçiş yapmaları mümkündür. sınav. Devlet veya vakıf üniversitelerinde öğrenim gören öğrencilerin tercih ettikleri bir programa yatay geçiş için başvurabilecekleri iki tür yatay geçiş vardır. 'Genel ağırlıklı ortalama' ve 'merkezi yerleştirme puanı' ile yapılan transferlerdir. GPA ile yatay geçiş hakkında bilgi veren Sarar, şu ifadeleri kullandı "Kümülatif ortalaması olan kurumlar arası yatay geçiş başvurusunda bulunabilmek için, öğrencinin Türkiye'de veya yabancı denkliği olan bir eğitim kurumundan lisans programının hazırlık sınıfları hariç en az 1 yılını tamamlamış olması gerekir. Önlisans programları için , en az 1 yarıyıl Doğuş Üniversitesi'ne yatay geçiş için 60/100 not ortalaması yandan eşdeğer derece ile aynı adı taşıyan diploma programlarına yapılan başvurular veya içeriği ilgili yönetim kurulları tarafından en az yüzde seksen oranında belirlenen programların yatay geçiş için gerekli geçiş koşullarını sağlayıp sağlamadığı incelenir ve değerlendirilir. "Öğrenciler bu hakkını bir kez kullanabilir" Merkezi yerleştirme puanı ile yatay geçiş hakkı için Sarar, “Öğrenci, kayıtlı olduğu yıldaki merkezi yerleştirme puanı ile aynı bölüme veya farklı bir bölüme yatay geçiş yapmak istiyorsa puanının eşit veya daha büyük olması gerekir. geçmek istediği bölümün taban puanından daha fazla." Mühendislik programına kayıtlı bir öğrencinin SAY tipi çekirdek yerleştirme puanları arasında eşit ağırlıklı puanı varsa ve bu öğrencinin eşit ağırlıklı puanı psikoloji programı taban puanına eşit veya daha büyükse, başarılı olmak isterse, uygulama esasları çerçevesinde aktarabilecektir. Merkezi yerleştirme puanı ile yatay geçiş yapmak isteyen öğrenciler bu hakkını bir kez kullanabilirler. Bunun dışında kaydın dondurulması yatay geçişe engel değildir” dedi. Nakil talepleri için gerekli belgeler aşağıdaki gibidir öğrenci belgesi Disiplinin durumunu gösteren belge transkripsiyon Kurs tanımı ve içerik bilgileri ÖSYS/DGS yerleştirme ve sonuç belgesi Kimlik fotokopisi bakaloryaDetaylı bir şekilde, Tercih Uzmanı yatay geçiş hakkında bilgi verdi, son tarih 15 Ağustos başlıklı haberin detayları ve bilgisi verildi. Benzer haberlere aşağıya kaydırarak bakabilirsiniz.
linkedin öğrenci derece ve uzmanlık nedir